"İSTANBUL GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ'NDE HUKUKA AYKIRI UYGULAMALAR SÜRÜYOR"
Tek-İş Sendikası, İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde sendika yöneticilerine yönelik "cezai mahiyette görevlendirme" uygulandığını, yıllık izin haklarının kullandırılmadığını ve 1200 civarında işçinin yıllık izin ücretlerinin mevzuata aykırı şekilde ödenmediğini 4857 sayılı İş Kanunu 103. maddesi kurallarına uyulmadığı belirtildi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını denetim ve teftiş süreci başlatmaya davet etti.
Sendika tarafından yapılan açıklamada, 7 Temmuz 2025 tarihinde Marmara Şube Başkanı Ömer Polat hakkında hukuka aykırı olduğu iddia edilen cezai mahiyette görevlendirme işlemi tesis edildiği, söz konusu işlemi kabul etmemesi nedeniyle yaklaşık 15 gün boyunca iş yeri kapısında mesaisini tamamlamak zorunda kaldığı öne sürüldü.
Açıklamada, aynı tarihin bir yıl sonrasında,
7 Temmuz 2026'da bu kez sendikanın Kurucu Genel Başkan Yardımcısı hakkında benzer nitelikte bir görevlendirme yapılmak istendiği ifade edilerek, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 24. maddesinin 4. fıkrası kapsamında hukuka aykırı olduğu değerlendirilen görevlendirmenin kabul edilmemesi üzerine, iki yıldır kullandırılmadığı ileri sürülen yıllık izinlerin kullandırılmasının bu görevlendirmenin kabul edilmesi şartına bağlandığı savunuldu.
Sendika açıklamasında ayrıca, aynı personel şube müdürünün her iki süreçte de görev aldığı belirtilerek, kamu görevlisinin tarafsızlık ilkesine aykırı hareket ettiği ve kamu zararına neden olacak uygulamalarda bulunduğu iddia edildi.
Tek-İş Sendikası, İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde işçilerin yıllık izinlerinin keyfi şekilde kullandırılmadığını ve yıllık izin ücretlerinin "bordro iş yükü" gerekçesiyle izne çıkılmadan önce peşin veya avans olarak ödenmediğini öne sürdü.
Açıklamada, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2025/2024 Esas ve 2025/2487 Karar sayılı ilamına atıfta bulunularak, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 57. maddesi uyarınca yıllık izin ücretinin işçinin izne başlamasından önce peşin veya avans olarak ödenmesinin zorunlu olduğu, emredici hükmün işçinin talebine bağlı olmaksızın ödeneceği, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinin işveren aleyhine her bir işçi için ayrı,ayrı idari para cezası ve işçi lehine haklı fesih nedeni oluşturduğu ifade edildi.
Sendika, yıllık izinlerin kullandırılmaması ve yıllık izin ücretlerinin kanunda öngörülen şekilde ödenmemesinin idari ve hukuki sorumluluk doğurduğunu belirterek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü hakkında gerekli denetim ve teftiş süreçlerini başlatmasını talep etti.
Ayrıca; sendika
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca yürürlüğe konulan Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik'in 15. maddesinde düzenlenen işveren yükümlülüklerinin yerine getirilmediği,
Bu nedenle, söz konusu yükümlülüklere aykırı uygulamaların tespiti amacıyla işyerinde gerekli denetim ve iş müfettişi teftişinin yapılması, aykırılıkların tespiti halinde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 26. maddesinin birinci fıkrasının (n) bendi uyarınca gerekli idari yaptırımların uygulanması başvuruda bulunulacağı ifade edildi..
BAM Kararının Hukuka aykırılık tespiti gerekçe gösterildi;
Kreş yerine bir miktar Ücret ödemesi yükümlülüklerin yerine getirilmemesi için gerekçe olamaz.
Antalya BAM.10.HD. 26.9. 2019 T., E.2019/1407, K.2019/1597;
150’den fazla kadın çalışanı olan işverenin gebe veya emziren kadınların çalıştırma şartlarıyla emzirme odaları ve çocuk bakım yurtlarına dair yönetmelik m.15 uyarınca, kreş hizmeti sunulması yerine kreş yardımı adı altında belirli bir miktar ödeme yapılmış olması yönetmelikteki açık düzenleme karşında sonuca etkili değildir.
İşverenin kreş hizmeti vermek yerine kreş yardımı adı altında bir miktar ödeme yapması hukuka uygun olmadığı gibi çalışma şartlarının uygulanmaması anlamına gelir ve işçiye haklı nedenle fesih yetkisi verir. Ayrıca yönetmelik ve yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi hususunda ilgi mercilere başvuruların yapılacağı ifade edildi.
Açıklamada, "Özel sektörde uygulanan iş hukuku kurallarının kamu kurumlarında da aynı hassasiyetle uygulanması gerekir. Kamu kurumları, çalışma hayatında hukuka uygun uygulamalarıyla özel sektöre örnek olmalıdır." ifadelerine yer verildi.
Tek-İş Sendikası, işçilerin anayasal ve yasal haklarının korunması amacıyla idari ,hukuki ve sendikal mücadelesini sürdüreceğini bildirdi.